14 Haziran 2013 Cuma


KIRMIZI PAZARTESİ – GABRİEL GARCİA MARQUEZ

Bu incecik kitabın beni bu kadar derinden etkileyeceğini tahmin etmezdim. Bu tarz kitaplara hep bir ön yargıyla yaklaşırım aslında. Yani kitabın sonunun başından söylendiği kitaplara.Gerçekleşmesi kesin bir şeyi engelleyememek insanı sinir eder.Bu kitapta engellenemeyen bir ölümü konu ediniyor.
Dedim ya sonu başından belli diye bu durum kitaba duyduğum heyecanı azalttı ama kitabı biraz okuyunca kaptırıyor insan kendini Kırmızı Pazartesi’ye.
Kitabın rahatsız edici noktaları karakter fazlalığı ve isim problemi. İspanyolca isimlerin akılda kalıcılığının zayıflığı ve karakter sayısının “kim kimdi?” demek zorunda bırakan çokluğu.
Zayıf bulduğum yönlerine rağmen kitap mükemmel derecede güzel yazılmış bence. Yazarın kalemi kitaba dair önyargılarımı sildi attı.
Tabi yine de hakim olamadım kendime. Niye kimse engel olmuyor diye delirdim. 
Herkesin engellemek için bir şey yapabileceği ama kimsenin hiç bir şey yapmadığı bir durum var ortada. Ve bu insanı deli ediyor.
Kitap 1981 de yayımlanmış bir Gabriel Garcia Marquez kitabıdır. 
Konusunu basite indirgersek bir namus cinayeti diyebiliriz. Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın ölümü, ölümüne kadar olan süreç ve kasaba halkının bu cinayetteki etkileri sayfaları dolduruyor.

“Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin portresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.”


Buse KARAAYAK

4 yorum:

Ayşin T. dedi ki...

Boğularak Ölenlerin En Yakışıklısı da bu kitaptaydı, değil mi?

Buse Karaayak dedi ki...

Hayır. O "sevgiden öte sürekli ölüm" kitabındaydı.

Ayşin T. dedi ki...

Pardon, "Yaprak Fırtınası" kitabında okumuşum ben. Zaten "Sevgiden Öte Sürekli Ölüm"ü bulmak mesele. Baskısı yok yıllardır.

Buse Karaayak dedi ki...

Evet baskısını bulmak çok zor. eski basıma denk gelirsen büyük şans.

Yorum Gönder